29 Mayıs 2023 - Pazartesi
Solunum Cihazı Katliamları Örtbas
Sağlam bir akciğeri günde 2 saatten fazla solunum cihazına bağlamamalısınız. Eğer onu günlerce sürekli solunum cihazına bağlarsanız saf oksijen ve kuru hava ile ciğerlerini yakar adamı öldürürsünüz. Makinelerin prosedürlerinde bu uyarı vardır.
Yazar - Ahmet Hakan Çakıcı
Okuma Süresi: 5 dk.

Ahmet Hakan Çakıcı
-"Hastaneye GİDEN ölüyor", dediklerinde BOŞ konuşmuyordu insanlar.
Özetle diyor ki:
Sağlam bir akciğeri günde 2 saatten fazla solunum cihazına bağlamamalısınız. Eğer onu günlerce sürekli solunum cihazına bağlarsanız saf oksijen ve kuru hava ile ciğerlerini yakar adamı öldürürsünüz. Makinelerin prosedürlerinde bu uyarı vardır.
Ama hastaneler PERSONELİNE hastalık bulaşmaması için hastalarla direk uğraşmak yerine onları solunum cihazlarına bağlamayı tercih ettiler. Ve binlercesi öldü.
Mandepi sırasında on binlerce insanın başına gelen tam da buydu.
Solunum Cihazları Ölümleri ÖRTBAS Edildi
- 2020 baharında on binlerce Amerikalı solunum cihazlarına bağlandıktan sonra öldü. Kaç kişinin bu şekilde öldürüldüğüne dair gerçek rakamları öğrenmenin zamanı çoktan geldi.
Çin'den gelen erken CAVİT verileri, solunum cihazlarının Cavit hastalarının tedavisinde kullanılması gerektiğini söylüyordu. Politikacılar ve hastaneler on binlerce solunum cihazı almak için hemen harekete geçti.
Ancak kısa süre sonra solunum cihazlarının doğru kullanılmadıkları anlaşıldı.
Sonraları birkaç doktor, hastaların solunum cihazına ihtiyaçları olduğu için değil, hastane personelini korumak ve hastadan personele virüs bulaşmasını engellemek için takıldığını söyleme cesareti gösterebildiler.
Rich McCormick'in CAViT Select Alt Komitesine söylediği gibi, "Muhtemelen entübe edilmemesi gereken insanları entübe ediyorduk."
NewYork-Presbyterian hastanesinde dahiliye uzmanı olan Meredith Case'in, sosyal medyada sonradan silinen mesajında olduğu gibi: Hastaneler, personeli korumak ve aerosol uygulama prosedürlerinden kaçınmak için hastaları "haftalarca değilse de günlerce" "erken entübe ediyordu".
Bu uzun süreli entübasyon uygulaması, görünüşe göre Çin'den gelen rehberlikle tutarlıydı. Zeynep Tüfekçi'nin ifadesiyle "Çinli bilim adamları", "birçok CAVİT hastasının dört haftaya kadar solunum cihazlarında bağlı kalmasını" tavsiye ediyordu.
New York'taki bazı hastaneler "bölünmüş havalandırma" uygulaması ile hastaları ikişer solunum cihazına bağladılar. "Bölünmüş havalandırma" entübasyonu olduğundan daha da tehlikeli hale getirdi.
Anthony Fauci bile sonunda "insanları kolayca entübe etmenin" "faydadan çok zarara yol açmış" olabileceğini kabul etmek zorunda kaldı.
The New Yorker kanalı, "kendini hasta hissetmiyor" olmasına rağmen, entübe edilen ilk kurbanLARIN son anlarının anlatan üzücü bir dosya haber bile yayınladı.
Daha sonra JAMA'da yapılan bir araştırma, solunum cihazlarına bağlanan 65 yaş üzerindeki kişiler arasında %97,2'lik bir ölüm oranını ortaya çıkardı. 65 yaşın üzerindeki hastalar, solunum cihazlarına BAĞLANMAZLARSA hayatta kalma olasılıkları 26 KATTAN fazlaydı.
Genel olarak, New York bölge hastanelerindeki CAVİT hastaları arasındaki ölüm oranı solunum cihazlarının kullanımının gevşetilmesi ile 2020 baharı ile 2020 yazı arasında üçte ikiden fazla düştü.
Yine de şaşırtıcı bir şekilde, tüm bu kanıtlara rağmen, kuruluş 2020 baharında solunum cihazları nedeniyle hiçbir hastanın öldürülmediğini* savunuyordu.
Ancak veriler, 2020 baharından sonra solunum cihazı kullanımının keskin bir şekilde azaldığını doğruluyor. Genel olarak, CDC verileri, 2020 baharında New York hastanelerinde solunum cihazlarına bağlanan yaklaşık 10.000 hastanın cavit teşhisi ile öldüğünü gösteriyor.
CDC gelen eleştirilere, "erken entübasyonun" Solunum cihazlarında geçirilen süreyi azalttığını iddia eden araştırmalar ile cevapladı. Ancak asıl soru, hastaların gereksiz yere solunum cihazına takılıp takılmadığıydı. Buna cevap vermedi.
Daha da tuhafı, solunum cihazı konusunu anlattığım avukatların neredeyse tamamı, küresel acil durum ve Çin'den gelen bilgiler göz önüne alındığında, TIP SEKTÖRÜNE dava açma riskinin neredeyse olmadığı konusunda hemfikir.
Bu da beni, solunum cihazları tarafından öldürülen gerçek hasta sayısının ürkütücü derecede yüksek olması ihtimaliyle korkutuyor. Ve böylesi büyük bir UTANÇ çok yaygın bir şekilde örtbas ediliyor.
Tıbbi kuruluşlardan gelen solunum cihazı ölümleriyle ilgili tüm demagojik ve kendi içinde çelişkili argümanlar göz önüne alındığında, muhtemelen bunları yapanların profesyonel dolandırıcılar olmadığı anlaşılıyor. Aksine, bunlar gerçekte GERÇEKLE yüzleşemeyecek durumda olan İYİ niyetli insanlardı.
Bununla birlikte, durum ahlaki olarak affedilemez.
Bu hastaların nasıl öldüğünü bilmemiz gerekiyor, sadece 2020 baharında gerçekte ne yaşadığımızı anlamak için değil, aynı zamanda ölen insanların onurlandırmak için. En azından bunu yapabilmeliyiz.
Michael Senger (twitter Mesajı)
(Kısaltarak kendi kelimelerimle özetlemeye çalıştım.)
DÜZENLEYEN : Ahmet Hakan Çakıcı
Yorumlar (0)